İnsanın Doğaya Yapabileceği Katkılar
Doğa bize nefes verir, huzur verir, sofra sunar ve hayatta kalma güdülerimizi diri tutar. Ancak bu tek taraflı bir sömürü düzeni olamaz. Tüketim toplumunun acımasız dişlileri arasında ezilen yaban hayatı, her zamankinden daha fazla gerçek koruyuculara, yani sahaya inip sorumluluk alacak muhafızlara ihtiyaç duymaktadır. Sadece "çevreye zarar vermemek" artık yeterli değildir; doğaya dokunmak, yaralarını sarmak ve ona aktif olarak değer katmak zorundayız. Gökbörü vizyonunun temel taşı da tam olarak bu "Vefa Borcu" üzerine inşa edilmiştir.
Sahadaki en aktif koruma operasyonlarımız, doğanın en acımasız yüzünü gösterdiği kış aylarında başlar. Metrelerce karın yolları kapattığı, yaban hayvanlarının yiyecek bulmakta çaresiz kaldığı o dondurucu ayazlarda, sıcak evlerimizde oturmayı reddediyoruz. Sırtımızda kilolarca yem, buğday, saman ve mineral bloğuyla dağların zirvelerine tırmanmak, Gökbörü üyeleri için bir hobi değil, vicdani bir görevdir. Doğanın sessiz sakinleri kışı sağ salim atlatabilsin diye kurduğumuz bu lojistik hat, yaban hayatı popülasyonunun geleceğe taşınmasındaki en büyük teminattır.
Ancak doğaya katkımız sadece yemlemeyle sınırlı değildir. Yaban hayatının en sinsi düşmanı olan "bohçacılarla", yani kural, kota ve yasa tanımayan kaçak avcılarla mücadele etmek en büyük cephemizdir. Etik avcılar, ormanın en dikkatli gözlemcileri olarak devletin kolluk kuvvetlerinin sahadaki en büyük destekçisidir. Tuzakları bozmak, yasa dışı faaliyetleri anında ihbar etmek ve avlakların güvenliğini sağlamak boynumuzun borcudur. Bizler, ayak bastığımız her kamp alanını bulduğumuzdan daha temiz bırakmayı, tek bir kıvılcımın dahi ormana zarar vermesini engellemeyi ve "Doğaya Saygı, Geleceğe Miras" felsefesini genç nesillere aşılamayı kendimize şiar edindik. Çünkü biliyoruz ki, korumadığımız hiçbir güzellik yarına ulaşamaz.